BU KADARI DA FAZLA…
Geçtiğimiz günlerde , Amasra karayolu üzerindeki “Asker Suyu “ denen mevkide 2 adet Çam ağacı kesildi. Temaşa da ondan sonra başladı.
Ağaç kesilmesi elbette ilk etapta hoş çağrışımlar yapmıyor insanda, ancak , ortada bu ağaçların karayolu ulaşımını tehlikeye düşürdüğünü ifade eden ve kesilmesi gerektiğini talep eden 1077 Amasra’lının imzası vardı. Kaza istatistikleri vardı. Yani Amasra halkı da , esnafı da ağaçlardan muzdarip idi.(Fakat halka rağmen “halk için” sloganını benimseyenler ortaya çıkmakta gecikmedi.)
En önemlisi ağaçların ömürlerini tamamladığına dair raporlar vard
Bu arada Karayolları Müdürlüğünün yol iyileştirilmesi amacıyla ağaçların kesilmesi talebi vardı ve Zonguldak Orman Müdürlüğünce bu talep uygun görüldü.
Bu ağaçların eski yerini bilenler hatırlayacaktır.Bu ağaçlar tam virajı döndüğünüzde karşınıza aniden çıkar.Yolunda tam ortasında olduklarından, özellikle yolun yabancısı olan sürücülere “acaba sağından mı geçsem solundan mı” diye tereddüt yaşatır idi.Şimdiki hali ile orada ciddi rahatlama yaşandı ancak, tabela ve yer çizgilerinin tamamlanması ile asıl iyileştirme tamamlanacaktır.
Fakat çevreci refleksi bu sefer mesnetsiz iddialarla ortaya çıktı.
Bu ağaçların anıt ağaç olduğu bu nedenle korunması gerektiği iddia edildi.
“Yaş,çap ve boy itibariyle kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan yöre folkloründe , kültür ve tarihinde özel yeri bulunan,geçmiş ile günümüz,günümüz ile gelecek arasında iletişim sağlayabilecek uzunlukta doğal ömre sahip olan ağaçlar anıt ağaçlardır.”
Kent dokusunu tamamlayan ,kent sulietini güzelleştiren, kent imajına etkisi olan gurup, dizi veya tek ağaçlarda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununu 6.maddesi uyarınca korunması gerekli ağaçlardır.Ancak kesilen 2 ağaç için böyle bir şey söyleyebilmekte mümkün değildir.
Tehlikenin gerçekliğine dikkat çeken raporlara rağmen çıkartılan hengameye de ne demeli ? Bu yüzden bu kadarı da fazla diyorum.Devletin Kurumlarını zaman zaman bende uygun üslup ile, yıpratma niyeti hele hiç taşımadan eleştiriyorum..Ama “ağaç” üzerinden , bazı hesapları görmek şık değil…
Bu arada Amasra’lılar Cumhuriyetin 10 . yılını duyarsız, heyecansız mı yaşadılar dersiniz ? Hayır Amasralılar Cumhuriyetin 10. yılında devletten hiçbir katkı ve emir almadan, tamamen kendi hissiyatları ile harekete geçerek çok şey yaptılar…Bakın anlatayım neler yaptılar. Her şeyden önce Kentin girişindeki dere ağzından başlayıp geniş bir alanı kaplayan mezarlıktaki atalarının mezarlarını başka bir yere taşıyan Amasralılar coşkulu bir kutlama için meydan gerekir diye düşündüklerinden Küçük limanın karşısındaki bu alanı “Cumhuriyet meydanı” yapmışlar…
Parası olan parası ile olmayan emek ve aklı ile katkıda bulunmuş..O günün şartlarında pahalı sayılabilecek bir büst alınmış..Ona yakışacak bir kaide hazırlanmış…Öğrenciler de temsil ve gösteriler için titizlikle hazırlanmış…Amasra ve meydandaki platform bir güzel süslenmiş…Öğrenciler için özel giysiler dikilmiş..Beklenen gün geldiğinde Amasralılar 10. yılı coşku ile kutlamış ve yaşadıkları sürece unutamayacakları anılara sahip olmuş.
Eee, ağaç dikilmemiş mi…Evet dikilmiş ama asker suyu mevkii’ne değil, imece usulü ile, kazma ve kürek marifeti ile açılan “Cumhuriyet Meydanı’na (çam ve çınar) dikilmiş…Kesilen ağaçlar dolayısı ile 10. yıl anısına dikilen ağaçlar değil…
Nasıl o gün Amasralılar ortak akıl ve usları ile hareket ettiler ise bu gün de ortak akıl ve us ile tehlike yaratan ağaçları topladıkları imzalar ile ortadan kaldırdılar.
Amasra’lıların kılavuza ihtiyacı yok.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Arkadaşına Gönder!