![]() |
İZLİyorum |
![]() |
![]() | |||
her yer Samsun , hergün 19 MayısTarih: 22:41 14/5/2009 Kategori: gazetecilik
Herşey, “soruyu sormak”la başlar… Sorulmamış soruların cevapları, istediğiniz kadar çaba gösterin, adresine ulaşmaz... Çünkü insanın beyni, ancak kendi ürettiği sorularının cevapları ile doğrudan ilgilidir. Sorulmamış soruların cevapları, buza yazılmış yazı gibidir… Silinir gider. kendi dikensiz gül bahçemizin duvarları içinde, Dünya’ya, ülkemizin sorunlarına ve çağımızın gerçeklerine sırtımızı dönerek yaşayamayız… Özgürlüğün, hukuk devletinin ve cumhuriyetin diğer kazanımlarının bedeli vardır… Bizler, sözünü ettiğimiz bu değerlere, karşılığında çok az şey ödeyerek kavuştuk. Belki de bu yüzden gerçek kıymetlerini yeteri kadar bilmiyoruz; algılamıyoruz… Mustafa Kemal ve dava arkadaşlarının sürdürdükleri o amansız mücadelenin mirasına hiçbir şey ödemeden ortak olduk… Belki de içinde yaşanılan dönemin sancıları ve çekilen çileleri, işte bu bedelin gecikmiş ödemesi ile ilgilidir… Ve belki de bizler, böylelikle bedelini ödediğimiz değerlerin kıymetini o zaman çok daha iyi anlayacağız… Ve hak edeceğiz!.. Demokrasi, bağımsızlık, hukuk devleti, aydınlanma düşüncesi … Bütün bunları biz, yaşamımızın daha en başında, hazır bulduk ve onları maalesef biraz da hor kullandık… Gerçek değerlerini, anlamlarını idrak edemedik. Bu değerlerin öz ve esasını oluşturan kültür mirasının büyüklüğünü ve derinliğini yeteri ölçüde kavrayamadık. Ve belki de bunun için yeteri kadar savunamadık onları… Belki de onun için içine düştük şimdiki durumun…. Belki de… Bu yüzden yeteri kadar savunamadık vatanımızı… Ve yine belki de, İstiklal Savaşımızın, bir Türk-Yunan savaşı olmayıp, bütün Dünya’nın mazlum milletlerine örnek, bir BAĞIMSIZLIK SAVAŞI olduğu gerçeğini anlayamadığımız için geliyor başımıza bütün bunlar… İşte sorumuz..Günün sorusu…. Çare ne ? Çare milli…gidilecek yol; Samsun,Amasya , Erzurum üzerinden Ankara…. Aslında her yer Samsun, her gün 19 Mayıs olmalı…. Bizim kuşak ve alacakaranlık kuşağı Bizim kuşak doğduğunda, Öğrenciler, Bu ülkenin parasız okullarında okuyor, Devlet katkısı ile yürüyen çarkının içinde yoğruluyordu. Üniversiteler o zamanlar birer ticarethane değildi… Hastaneleri holdingler yönetmiyordu. Basın, kamu hizmeti için vardı… Yerli Malı haftaları oluşturuyordu, bilincimizdeki yurtsever çizgiyi… Derken, 27 Mayıs’ın getirdiği “gerçek” ikinci Cumhuriyeti yaşandı… 1961 Anayasası daha yeni kabul edilmişti, Dostumuzu düşmanımızı, kapitalizmi ve onun “son aşamasını” yeni yeni öğreniyorduk… Öğrendikçe daha deli atıyordu damarlarımızdaki kan… Daha bir içtenlik kaplıyordu yüreğimizi… Önümüzde tek seçenek vardı, tek ideal vardı… Oda, Vatan sevgisi…Ve ayrılmaz parçası Halk sevgisi… O zamanlar, Ve en yüce değer emekti!... Zaten Önemli olan da kamu çıkarları idi... Bireyler, mutluluğu, halka rağmen geliştirilen servetlerle değil ; her alanda müştereken oluşturulacak toplumsal gelişmede görürdü. Sağlıklı bireylerin yetişebilmesi için gerekli olan tek şey, katılımcı ve kamusal çıkarı öne alan, bencillikten uzak bir dünya görüşüydü… Bu gün ise bu dünya görüşünü savunanlara dinazor diyorlar!.. İşte bu yüzden, günümüzün “yükselen değerleri” ile yetişmiş kuşaklar, bizim, yaşadığınız topluma kendinizi neden borçlu hissetmenizi anlayamazlar… Çünkü, okulumuzda yanan sobadaki odunun bedeli bize göre günü geldiğinde devlete –millete ödenmeli idi…Bize göre “Bu bir borç” idi. Yeni kuşaklar bunun niçin, halka ödenmesi gereken bir borç olduğunu düşündüğünüzü kavrayamazlar!.. Çünkü bu günkü kuşaklar, Cumhuriyet kültürü ile değil; emperyalizmin kültürel saldırısı altında yetiştiler… Çünkü bu kuşaklardan oluşan toplum, Atatürk’ü sadece resmi nutuk edebiyatıyla tanıdı… Amerikan 6. Filosu’na karşı göğsünü siper etmedi…”Annelere kreş, çocuklara süt” diye mücadele etmedi. Ve de en önemlisi… Yerli Malı Haftaları içinden geçmedi; o kültürü tatmadı; bir ülke, bir millet olmanın değerini anlamadı… Ve vatan denen şeyin, varlığımızın temeli olduğunu hiçbir zaman düşünemedi… Anlayamadı… Kavrayamadı! Çünkü yerli mal kalmadı. Yorum Gönder0 yorum yazilmistir <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa -> Etiket Bulutubartın toki köprüsü belediye yılmaz tunç açılım ide ideal ali riza tığ pusula bartın üniversitesi yeri paflagonya amastris paflagonya radyokarbon bartın amasra kozcağız bartın bartın isa küçük bartın üniversite ağaç çevre anıt ağaç |
|||
![]() |