İZLİyorum

kemikler...?

20/10/2009 · Kategori: amasra

Bazı projeler neden destek görmez

 

Yerel basından okuduğumuz kadarı ile bir arkadaş “Amastris Gemisi” diye bir proje yapmış ve kentin temsilcilerinin yeterli  katkı vermemesinden yakınıyor.

 Bu proje öncelikle bir destana, sonrada sapkın yaşamı ile ünlü bir şairin (Catullo)  şiirine dayanıyor. Şairin özel yaşamı bizi ilgilendirmez  ama Söz konusu şiirin çevirisinde de doğruluk payı şüphe götürür vaziyette…Çünki Şiirin İngilizce, Fransızca, Almanca transkiriptasyonlarını (çevirilerini)  yaptırdığımızda çok farklı anlamlar çıkıyor.Yani projeyi bu şiire dayandırmak ta mümkün değil…

Aslında şiirden, destandan zorlama ile tarihi gerçeklikler aramak, hatta bilimsellik  ciddi saflık olur. Çünkü,  Destan (efsane), milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış (savaş, göç, istilâ gibi) tarihî olayların (yangın, salgın hastalık, sel, deprem gibi) toplumsal ve doğal olayların çağdan çağa aktarılmış, aktarılırken de hayal unsurlarıyla oluşmuş, süslenmiş, değiştirilmiş manzum söylenceleridir. Destanlar,özellikle  Batı’da “mythose” yani uydurma olarak adlandırılır. Çoğunun yazarı bile belli değildir, çoğunun  ise yazarı bile tartışmalıdır.
Olayın ağızdan ağıza geçmesi, Yazıya daha sonradan geçirilmesi nedeni ile asıl öyküden oldukça uzaktırlar. Dolayısı şiirden destandan proje yaratmaya çalışırsanız inandırıcı da olmaz , destekte görmez. Zaten, Destek veren olsaydı , şaşırtıcı oludu.

Şiir ve destanların sadece edebi değeri olup olmadığı tartışılır, hepsi bu..

Homeros’un  İlyada Destanından yola çıkarak İtalyan “kuzen”lerin tezgahladığı Paflogonya Projesini nasıl yediğimizi hatırlayacaksınız. O projeye göre İtalya’dan bolca turist gelecekti, Bisiklet fabrikaları kuracaklardı.

Mesela bunu Çanakkale kenti yemedi. Bu uyanıkları Çanakkale On Sekiz mart Üniversitesi çağırdı , dinledi ve uğurlar olsun dedi, gönderdi.

        Bu Kuzenler, Hatta AB ‘ye girmemize yardımcı olacaklardı, köylerimizde tarıma verdiği zararlar nedeni vurularak öldürülen domuzları onlara satacak idik. Hiç biri olmadı. Bir rivayete göre bölgemizdeki, lahit mezarlardan aldıkları kemik parçalarını Radyo karbon testi yapacağız diye götürdükleri, geçen makul süre içinde  bir açıklama da yapılmadığı söyleniyor.Ayrıca Paflagonya projesinin sözde mimarlarından, tercüman Emel (Altan) Ege’nin www.ikiem.com adlı sitesindeki “paflagonya” günlüklerinde  bu bilgiye kendi ağzından tanıkta oluyoruz.

Paflağonya projesinin en ateşli savunucuların dan olan bu hanım, O dönemde bastıracağı kitaba sponsor olmadığımız için “yeni nesil paflagonlar” dediği Bartın’lılara öfkeli, kızgın ve kırgınmış, artık bizimle ilişkisini kesmiş…Beki de artık alacağını aldığı için bize ihtiyacı kalmamıştır.
     Ben “ Amastris Gemisi” projesini etüd ettim,    projedeki eksik, hatta sakıncalı tarafları saatlerce anlattım. Ancak yinede Kültür Bakanlığı tarafından da uygun görülmeyen projeyi ısrar ile uluslararası sempozyumlara sunmaya çalışmanın, başarısız olunca, kentin temsilcilerinden yakınmanın, başarısızlığın sebebi olarak bunu göstermenin anlamı bence yok.

 Soy, sop, akrabalık esasına dayalı uygulamaların hepsi “etnik kimliğe dayalı siyaset” yapmakla eşdeğer uygulamalardır.Bunu kabullenmek mümkün değildir.

 

    Gelin bu projeyi ısıtıp ısıtıp ortaya koymaktan vazgeçelim.

Amasra için uygun olacak proje ,  dışarıda planlamamış,  Amasra’nın tarihi liman kenti olma formatına uygun “Antik Liman” projesidir. Burası için de Küçük liman da kazanılması düşünülen yer çok uygundur.

Bu projeye göre yelkeni ile, kürekleri yine bir antik gemi yapalım.Ancak bunu hayali rotalar yerine antik çağ yapım tekniklerine bağlı kalarak, danışmanların gözetiminde yapacağımız antik çağ limanı (rıhtımı ) benzerine  bağlayalım. Taş yada ahşaptan yapılacak,  En fazla 40 metrekare  bir bina ise o dönemdeki taşınan yükleri sembolize eden amforalar (ki Amasra’ya özgü amfora tipi vardır), yük balyaları, çuvallar, o dönemde kullanılan denizcilik malzemeleri  konusun. Bu binada istihdam edilecek görevli burayı gezenlerden sembolik bir ücret alsın ve proje kendini amorti etsin.Bu bina ile hem oranın kontrolü ve rehberliği sağlansın, Amasra’da 2. bir müze kazansın.

Bu tarz açık hava uygulamaları hem deneysel arkooeoloji sayılmakta, hemde arkeo-park sıfatı ile açık havada yapılacak etkinliklere mekan sağlaması

 Bu tarz çalışmaların alt yapısı ülkemizde mevcut olduğundan, proje kesinlikle bilimsel taban bulacaktır.

Amasra sadece çok sevdiğimiz Barış Akarsu’nun hatırasına endeksli çıkış aramaya bağlı kalmamalıdır.Bu proje ile müzeciliğe, arkeolojiye, bu konulardaki sempozyum ve bilimsel çalışmalara  eğilimli kitleyi de, İzinleri alınmış ve ödenek bekleyen bedesten kazısının başlaması ile hızla kendine çekecektir.

Bölgede konuşlu Dz. Kuvvetleri K.ığı unsurları da, üniversite de, bölge halkı da, kentin temsilcileri de (kim kastediliyorsa), kültür bakanlığı da  bu projeye gönülden katkı verecektir.

Böylece aldığımız ders yanımıza kalır, “neden projelerimiz desteklenmiyor” diye sızlanmayız.

Amasralı gönüllüler de doğru projelere kanalize edilmiş, bilgi birikim ve enerjilerini Kent yararını sağlayan  projelere vermiş olur.

 

 

 



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »